Kelimenin nefesle, nefesin doğayla buluştuğu yer....
ABANA ABRACADABRA
Kelimenin nefesle, nefesin doğayla buluştuğu yer…
Bazı kelimeler vardır; söylendiği anda bedene iner, sinir sistemine dokunur, davranışı bile değiştirir. “Abracadabra” da onlardan biri. Yüzyıllar boyunca bir sihir sözcüğü gibi kullanıldı ancak bugün biliyoruz ki asıl gücü mistik değil; biyolojik ve zihinseldir. Çünkü insan, söylediği her kelimeyle sadece anlam üretmez, aynı anda kendi iç ayarlarını da yeniden düzenler.
Peki abracadabra nedir?
Kökeni Aramice’ye uzanan bu kelime “Söylediğim şey gerçekleşsin” anlamına gelir. Yani bir dilek değil, bir yönlendirmedir. İnsan zihninin ve bedeninin kelimelere verdiği tepkiyi sezgisel olarak anlatan eski bir hatırlatmadır. Bugün kişisel gelişimde “niyet”, “odak”, “içsel programlama” dediğimiz şeyin binlerce yıl önceki karşılığıdır. Kelimeyi söyleyen kişi aslında kendi sinir sistemine bir komut verir: “Böyle olsun.”
Abana’yı bu kelimenin yanına koyduğumuzda hikâye daha da derinleşir. Abana bir yer isminden fazlasıdır; ritmi olan, nefes aldıran, bedeni yavaşlatan bir coğrafyadır. Denizle karanın buluştuğu o ince çizgide insanın iç dengesi kendiliğinden hizalanır. Doğa burada bir dekor değil; aktif bir düzenleyicidir. Doğal alanlarda geçirilen zaman stres hormonlarını azaltır, kalp ritmini dengeler, zihinsel gürültüyü hafifletir. Yani Abana, insanı fark ettirmeden “dinleme moduna” geçirir.
Zihin rahatladığında kelimeler güçlenir. Çünkü kelime ancak sakin bir bedende kök salar. Sürekli tetikte, acele içinde, gergin bir bedende sözcükler sadece sestir. Ritmini bulan bir bedende kelime bir talimat gibi çalışır; sinir sistemi onu ciddiye alır. İşte abracadabra tam burada anlam kazanır: Söylediğin şey bedeninde bir karşılık buluyorsa gerçektir.
INVENTION bakış açısı sihri reddetmez; onu doğru yere koyar. Burada mucize yoktur, ancak kusursuz işleyen bir neden–sonuç ilişkisi vardır. Nefes ritmi değişir, algı değişir. Algı değişir, seçimler değişir. Seçimler değişir, hayatın yönü değişir. İnsan bunu dışarıdan gelen bir mucize sanır; oysa içerideki ayar düğmesiyle oynanmıştır.
Sürekli sıkışık nefes alan biriyle derin ve ritmik nefes alan birinin aynı hayatı yaşaması mümkün değildir. Aynı kelimeleri kullansalar bile beden bambaşka hikâyeler yazar.
Abana Abracadabra bu yüzden romantik bir ifade değil; bilinçli bir hatırlatmadır.
Nerede olduğun, nasıl nefes aldığın, kendinle hangi dili konuştuğun… Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız değildir. Hepsi aynı sistemin farklı yüzleridir. Doğa ritmi verir, nefes onu bedene taşır, kelime ise yön tayin eder.
Belki de yeni bir başlangıç için büyük kararlar almaya gerek yoktur.
Bazen tek gereken biraz yavaşlamak, bedenin sinyallerini duymak ve ağzından çıkan kelimeleri far etmektir. Çünkü hayat sana dışarıdan bir abracadabra sunmaz.
Onu her gün, farkında olmadan sen söylersin…
Alkın Yöney