Fark Et, Dönüştür, Özgürleş
Geçmişten Özgürleşerek Geleceğini İnşa Edebilirsin.
İnsan, hayatında neyin zorladığını çoğu zaman yanlış yerde arar. Çoğu kişi yaşadığı anın ağırlığından şikâyet eder; oysa asıl yük, henüz yaşanmamış bir geleceğin zihinde tekrar tekrar yaşatılmasındadır. Gerçekte olanla, zihnin ürettiği olasılıklar birbirine karıştığında, insan farkında olmadan kendi iç dünyasında bir baskı alanı oluşturur.
Epiktetos bunu yüzyıllar önce net bir şekilde ifade eder:
“İnsanları rahatsız eden şey olaylar değil, olaylar hakkındaki düşünceleridir.”
Zihin belirsizliği sevmez. Bu yüzden geleceği kontrol etmeye çalışır. Kontrol edemediğinde korku üretir. Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır: Geleceği düşünmek sağlıklıdır; gelecekte yaşıyormuş gibi hissetmek yıpratıcıdır. INVENTION bakış açısı, insanı düşünmekten vazgeçirmeyi değil; düşünce ile gerçekliği ayırmayı öğretir. Çünkü gerçeklik yalnızca şu andadır. Gelecek, ancak şimdiyle temas kurulduğunda inşa edilebilir.
Buddha’nın bu konudaki ifadesi son derece nettir:
“Geçmişte yaşarsan pişmanlık, gelecekte yaşarsan kaygı doğar. Bilgelik, şimdide kalabilmektir.”
Hayatın ikinci kırılma noktası karar alanında ortaya çıkar. İnsan karar verdiğini zanneder; ancak çoğu zaman kararlar, geçmişten gelen alışkanlıkların ve çevresel beklentilerin otomatik sonucudur. Tanıdık olan güvenli hissettirir; fakat güvenli hissettiren her şey insanı ileri taşımaz.
INVENTION yaklaşımı alışkanlıkları suçlamaz. Onları görünür kılar. Çünkü otomatik yaşam sürdükçe, insan farkında olmadan kendi hayatının izleyicisine dönüşür.
Ve tam bu noktada korku sahneye çıkar.
Toplum korkuyu çoğu zaman aşılması gereken bir engel gibi öğretir. Oysa korku ne bir düşmandır ne de zayıflık göstergesidir. Korku bir işarettir. Sinir sisteminin, “Burada senin için önemli bir eşik var” deme biçimidir.
Joseph Campbell bunu mitoloji diliyle anlatır:
“Girmekten korktuğun mağara, aradığın hazineyi barındırır.”
Psikolojik olarak korku, büyümenin eşiğinde belirir. Felsefi olarak korku, insanın bildiği ile olabileceği şey arasındaki gerilimi temsil eder. INVENTION bakış açısı korkuyla savaşmaz; çünkü savaş, bağı güçlendirir. Bunun yerine korku okunur. Soru şudur: Bu korku beni neden durduruyor ve bana neyi fark ettiriyor?
Bu sorunun cevabı çoğu zaman geçmişte saklıdır.
İnsan geçmişte yaşadığı bir kaybı ya da kırılmayı “geride kaldı” zanneder. Oysa çözülmeyen her deneyim, bugünkü kararların içine sessizce sızar. Carl Gustav Jung bu gerçeği çarpıcı bir cümleyle ifade eder:
“Bilinçdışı fark edilmediğinde, kader olarak yaşanır.”
Geçmiş, hatırlanarak değil; tamamlanarak geride kalır.
Tamamlama, unutmak değildir.
Tamamlama, inkâr etmek değildir.
Tamamlama, yaşananın bugünü yönetmesine artık izin vermemektir.
İşte bu yüzden şu soru dönüştürücüdür:
Eğer geçmişte yaşanan bir olay seni sınırlamasaydı, bugün hangi adımı daha rahat atardın?
Bu soru hayal kurdurmak için sorulmaz. Yön göstermek için sorulur. Çünkü özgürlük, her şeyi yapabilmek değildir.
Özgürlük, kendinle ilgili daha fazla şeye izin verebilmektir.
Farkındalık, seçme gücünü geri almaktır. Korkuyu fark ettiğinde otomatik tepkiden çıkarsın. Alışkanlığı fark ettiğinde yeni bir yol açılır. Geçmişi fark ettiğinde, gelecek ilk kez bilinçli bir tercih haline gelir.
Bu dönüşümün bedendeki anahtarı nefestir. Nefes zihni susturmaz; düzenler. Bedeni zorlamaz; güven duygusu yaratır. Her bilinçli nefes, sinir sistemine şunu hatırlatır:
“Şu an güvendeyim ve seçim yapabilirim.”
Ve son olarak Marcus Aurelius’un hatırlatmasıyla bitirelim:
“Hayatının kalitesi, düşüncelerinin kalitesinden ayrı değildir.”
Ve her zaman hatırla;
Korku geldiğinde durman gerekmez;
çünkü korku yolun bittiğini değil, bilincin eşiğine geldiğini haber verir.
Geçmiş hatırlandığında geri gitmen gerekmez;
çünkü hatırlamak geri dönmek değil, tamamlanmayı istemektir.
Fark ettiğin an, dönüşüm çoktan başlamıştır;
çünkü farkındalık, değişimin kendisidir.
Ve bir insan bir kez gerçekten fark ettiğinde,
geleceğini artık korkunun diliyle değil,
bilincin sessiz ama kararlı sesiyle inşa eder.
O andan sonra o, hayatın yönünü seçmeye başlar.
Alkın Yöney