Marcus Aurelius’tan INVENTION Bilincine
Marcus Aurelius, MS 121–180 yılları arasında yaşamış Roma İmparatoru ve Stoacı filozoftur. Meditationes (Kendime Düşünceler) adlı eseri, iktidarın merkezinde yazılmış bir iç disiplin metnidir. Bu satırları, gücü yüceltmek için değil; insan kalabilmek için kaleme alınmıştır. Savaşların, salgınların ve belirsizliğin ortasında, Marcus Aurelius’un zihnini ayakta tutan temel ilke şudur:
İnsanın elinde olan tek şey, şu andaki düşüncesi ve şu andaki eylemidir.
Stoacı öğretiye göre geçmiş artık yoktur; gelecek ise henüz gelmemiştir. Bu nedenle insanın hayatla gerçek teması, yalnızca şu an gerçekleşir. Marcus Aurelius bunu açıkça ifade eder:
“Geçmiş artık yoktur, gelecek ise henüz gelmemiştir.”
“Hayat, yalnızca şu an yaşanır.”
INVENTION bilinci, bu kadim felsefeyi bedensel bir gerçeklikle birleştirir. Çünkü modern bilim bugün şunu doğrular:
Beden, yalnızca şimdiyi algılar. Sinir sistemi, geçmişi onaramaz; geleceği düzenleyemez. Otonom sinir sistemi için güven ya vardır ya yoktur ve bu yalnızca şu an hissedilebilir.
Modern yaşam, zihni sürekli ileriye taşırken bedeni geride bırakır. Sürekli hız, sürekli uyarı ve bitmeyen beklentiler; sinir sistemini kronik bir alarm hâline sokar. Nefes kısalır, kaslar gerilir, içsel denge bozulur. İnsan, farkında olmadan hayatta kalma modunda yaşamaya başlar.
İşte tam bu noktada nefes, INVENTION bilincinin merkezine yerleşir. Çünkü nefes, bedene
“Şu an buradasın. Tehlike yok.” mesajını verir.
Nefes yavaşladığında vagus siniri aktive olur. Kalp ritmi düzenlenir. Kaslar gevşer. Zihin, tehdidi bırakmayı öğrenir. Bu bir düşünce egzersizi değil; fizyolojik bir geri dönüş hâlidir. Gerçek dönüşüm burada başlar. Marcus Aurelius’un söylediği gibi:
“İnsan, yalnızca içinde bulunduğu anı kaybedebilir; çünkü sahip olduğu tek şey odur.”
INVENTION bakışına göre bu söz, bir kader kabullenişi değil; bir iyileşme davetidir. Çünkü şu an fark edildiğinde, beden yeniden organize olur. Beden dengelendiğinde, zihin daha berrak çalışır. Zihin berraklaştığında, insan daha şefkatli ve bilinçli davranır.
Bu yüzden “anda kalmak” bir kişisel gelişim sloganı değil; sağlıklı bir sinir sisteminin doğal sonucudur. Kimse kendini zorlayarak sakinleşmez. Sakinlik, bedene güven geri döndüğünde kendiliğinden ortaya çıkar.
Bugün kendimize sorabileceğimiz en gerçek soru şudur:
Şu an bedenim güvende mi?
Bu sorunun cevabı, nefesin ritminde gizlidir. Çünkü hayat, geçmişte tamamlanmış ya da gelecekte çözülecek bir şey değildir. Hayat, şu an nefes alabildiğin yerdedir.
Ve belki de Marcus Aurelius ile INVENTION bilincinin ortak öğretisi tam olarak budur:
Dönüşüm zamanla değil; şu anla olur.
İyileşme düşünceyle değil; nefesle başlar.
Alkın Yöney